MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİMİN  GELİŞMİŞ ÜLKELERDE VE ÜLKEMİZDEKİ DURUMUNA İLİŞKİN TESPİTLER

 Mesleki Eğitim;

 

*      Maliyeti genel eğitime oranla çok daha yüksektir.

 

*      Sadece Devlete ve MEB’e bırakılamayacak kadar zor ve önemli bir meseledir.

 

*      Sosyal ortakların işbirliği içinde çalışmaları esastır.

 

*      İnsan kaynaklarının öneminin göstergesidir.

                                                   

*      Ülkedeki işgücündeki verimliliği belirleyen temel faktörlerden birisidir.

 

*      Ülkemizde mesleki eğitimden ilgili tarafların beklentisi;sanayi,ticaret ve üretim sektörlerine ara eleman yetiştirmesidir.

 

*      Türkiye’de mevcut işgücünde eğitilmiş insangücünün oranı çok düşüktür.

 

 

Şöyle ki, işgücümüzün;

 

*      %7’si okur-yazar değil

 

*      %65’i ilkokul mezunu

 

*      %18’i Lise mezunu ve

 

*      %10’u ise Yüksek öğretim mezunudur.

 

*      Avrupa’da mesleki eğitimin oranı %65-70’lerde iken; ülkemizde bu oran maalesef %30’lardadır.

 

*      3439 genel liselerde yaklaşık 2 milyon 100 bin genç eğitim görürken,

 

*      4017 mesleki ve teknik lisede ise yaklaşık 1 milyon 200 bin genç eğitim almaktadır.

 

*      ÖSS’ye giren genel lise çıkışlı

  100 öğrenciden;

    -18 kadarı örgün bir yükseköğretim  

  programına,

   -Meslek lisesi çokışlı 100 öğrenciden yaklaşık   

   27’si örgün bir programa girebilmektedir.

 

 

   Fakat;mezunlarının sınavsız geçiş  

   yapabildikleri Meslek Yüksekokullarının 

   durumu dikkate değerdir. 

 

      Şöyle ki;

*      Toplam 625 meslek yüksekokulundan ancak, 490’ı faaldir;135 kadarı ise öğrenci yetersizliğinden dolayı faaliyet gösterememektedir.

 

*      Öğrencilerin %50’si kız;%50’si erkektir.Gündeme getirilen askerlikle ilgili düzenlemenin bu nedenlerle etkisinin fazla olmayacağı değerlendirilmektedir

*      Ayrıca Meslek Yüksekokularından mezun olanların yasal anlamda yetkileri yoktur ve tüm yetkiler Mühendislik Fakülteleri çıkışlılara verilmiştir.

 

*      Diğer taraftan her yıl yaklaşık 30 bin kadar genç insanımız yurt dışında eğitim amacıyla yaklaşık 1,5 milyar dolar bir kaynağı ülke dışına taşımaktadır.

 

*      2005 yılında Avrupa’da yapılan bir araştırmada velilere “zorunlu eğitimi tamamlamış çocuklar için genel eğitimi mi,mesleki eğitimimi önerirsiniz?”sorusu yöneltilmiş ve velilerin yaklaşık %70’i mesleki eğitimi tercih edeceklerini belirtmişlerdir. (Fransa, İngiltere, Hollanda ve Finlandiya’da). Sadece G.Kıbrıs,Slovakya,Litvanya’da bu oran%40’Tır.

 

*      Acaba ülkemizde böyle bir soru velilere yöneltilecek olsa % kaçı mesleki eğitimi tercih ederdi?..

*      İnsan kaynaklarının niteliği ve etkisinin en önemli göstergelerinden birisi bir ülkenin verimliliği ile ilgili rakamlarıdır.Çin bile son 20 yılda verimliliğini 5 kat arttırırken;Türkiye,Peru Ve Arjantin gibi ülkeler yerinde saymaktadır(TÜSİAD 2006 Eğitim Raporu).

 

*      Son 20 yılda meslek eğitimi mezunlarının sayısı 2 kat;genel eğitim mezunlarının sayısı ise 3 kat artmıştır.Genel olarak eğitimli insan sayısı artmasına rağmen verimlilik neden düşmektedir?Bunun nedeni iş piyasasına girenlerin çoğunun ya bir mesleki eğitiminin bulunmaması ya da almış oldukları mesleki  eğitimin yetersizliğidir.

 

*      Bugün genel liselerimizde sınıf mevcutları 70’leri bulurken;mesleki ve teknik liselerin sınıf mevcutları son 5 yılda yarıdan fazla azalmıştır.

 

*      Türkiye’de bugünmeslek liselerine olan talplarde nitelikli bir talep değildir,mecburiyettir.”Hiçbir yere giremediyse bari meslek lisesine gitsin”anlayışı vardır.

 

*      Zaten meslek liselerinin ara insan yetiştirdiği şeklindeki bakış başlı başına kusurludur.Çünkü sadece kendisini geliştiremeyen,kapasitesi sınırlı olanlar ara elaman olmaktadırlar.

*      Günümüzde Türk Sanayisinin en önemli ihtiyacı ve de güvencesi Mesleki Eğitimdir.Çağdaşlaşmanın da en önemli göstergelerinden birisi mesleki eğitim uygulamaları ve projeleridir.

*      Avrupa Birliği’nin bile 2010 yılı hedefi;dünyanın en dinamik,rekabetçi gücünü,bilgi toplumunu ve insan kaynağını oluşturmaktır.Bunun içnde AR-GE payını %3’ün üstüne çıkarmaya ve mesleki eğitimi dahada geliştirmeye çalışmaktadırlar.

*      Avrupa’nın eğitimdeki önceliği kesinlikle mesleki eğitimdir.Çünkü rekabetçi bir ekonominin bunu gerektirdiğini çok iyi bilmektedirler.

*      Bugün rekabetçi bir ekonominin iki temel dinamiği vardır. Bunlar; TEKNOLOJİ  ve İNSAN GÜCÜ’dür.

*      Ülkemizde de bu gerçekler artık farkedilmeye başlandığı için bazı çalışmalar başlatılmış ve yeni projeler de teşvik görmektedir.Nitekim 2002 yılında başlatılan ve 5 yıl süreli olarak öngörülen Mesleki Eğitim ve Öğretim Sisteminin Güçlendirilmesi Projesi(MEGEP) bunun bir göstergesidir ve bu projenin bütçesi 51 milyon Avro’dur.

 

*      Ayrıca Okul Sanayi Eğitim Programları(OSEP)İşbirliği Projesi,MEB Projeler Koordinasyon Merkezi Başkanlığı ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından  gerçekleştirilen ve iki gün süren “Mesleki Eğitim Reformlarını Değerlendirme Uluslar arası Konferansının düzenlenmesi  ve bu konferansa Milli Eğitim Bakanı,Avrupa Birliği temsilcileri,Sanayi ve İş Dünyası Temsilcileri ile Sivil Toplum Temsilcilerinin katılımı ülkemizde mesleki eğitimin geliştirilmesi yönünde olumlu birer adım olarak değerlendirilmektedir.

 

Mesleki eğitimin geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması için bazı öneriler şöyle sıralanabilir:

*      Mesleki eğitime nitelikli bir talep oluşması için gerekli tüm bilgi kaynakları kullanılmalı,öğrenciler ilgi,yetenek ve değer alanlarını tanıyarak gelecekteki yaşamlarında başarıllı ve mutlu olacakları eğitim seçeneklerinden her yönüyle haberdar olmalıdırlar.Bu amaçla mesleki rehberlik ve yönlendirme bilimsel ve sistematik bir biçimde eğitim sisteminde yeniden yapılandırılmalıdır.

*      Mesleki eğitimin önemi konusunda bürokrasi, siyasiler,sivil toplum kuruluşları,sanayi ve iş dünyasi ile aileler yeterli bilgi ve bilince sahip olacak şekilde eğitilmelidir.

 

*      Mesleki eğitim yeniden yapılandırılarak;öncelik niteliğe verilmeli,bir mesleğin gerektirdiği eğitimi alan kişi o mesleği yasal yetki sahibi olarak ve tam anlamıyla mesleğin gerektirdiği donanımla,yeterlilile icra edecek şekilde eğitilmelidir.

*      Avrupa’da % 10-12, Rusya’da %8 ,Ülkemizde ise %2 ‘lerde olan Özel Kursların mesleki eğitimdeki payı çok düşüktür.Bu nedenle Özel Meslek Kursları teşvik edilmeli ve nitelikli mesleki eğitim vermeleri,verdikleri belgelerin uluslar arası kabul görecek şekilde olması doğrultusunda yapılandırılmalıdır.

*      Mesleki eğitimin geliştirilmesi ve niteliğinin arttırılması amacıyla gerekli yasal düzenlemeler yapılmalıdır.

*      AR-GE çalışmaları desteklenmeli

*      Piyasa koşulları ve ihtiyaçlar dikkate alınarak geleceğe ilişkin gerçekçi planlamalar yapılmalı ve bu doğrultuda yeni projeler oluşturulmalıdır.

*      Okul programları Okulöncesi dönemden itibaren kişisel beceri ve yeteneğe göre geliştirilmeli,aralıklarla revize edilmelidir.

*      İlgili tüm taraflar işbirliği içinde ve bir sitem çerçevesinde çalışmalı;Devlet ile Özel Sektör ve Sosyal Ortaklar arasında tam bir mutabakat olmalı,sorumluluklar paylaşılarak;ülke menfaatleri esas alınmalıdır. 

 

                                                                                                       Mayıs 2008

                                                                    Uzm.Psk./Pedg. Hüseyin ŞAHİN